17 Ağustos 2011 Çarşamba

Meraklısına Midilli rehberi

4 sene aradan sonra bu yaz yine Midilli'ye yolumuz düştü. İlk gidişimizde 8 kişilik bir gruptuk, taş bir ev kiralamıştık ve çok keyif almıştık.
Bu sefer başbaşa gittik ve yine çok keyifliydi. Gitmeyi düşünenlere tavsiye ederim. Aşağıda hazırladığım ufak bir rehber. Umarım yararlı olur ve siz de keyif alırsınız.
Gidiş:
Ayvalık’ tan iki feribot şirketi ile Midilliye geçebilirsiniz.
Her iki firma  da sabah ve akşam karşılıklı seferler yapıyor. Ama sezona göre bazı günler tek sefer yapılıyor. Bu nedenle arayıp bilgi almanız gerekli. Cunda Lines daha ucuz ama hizmette bir fark yok.
İsterseniz arabanızla da geçebiliyorsunuz ama bunun için arabaya pasaport gibi bir belge çıkartmak ve bazı bürokratik işlemleri tamamlamak gerek. Bu tarz işlere zaman ve para ayırmak yerine araba kiralamayı tercih etmek daha mantıklı.
Midilli adasında feribot Mitilini kasabasına yanaşıyor. Burada birçok araba kiralama firması mevcut. Biz, Cunda Lines aracılığı ile daha geçmeden ayarladık.
İgfa Car Rental: www.igfa.gr  igfa@otenet.gr Günlüğü 40 Euro’ya Kia Picanto. Yoğun sezonda giderseniz en az bir hafta önceden ayarlamanızı tavsiye ederim.
Bir küçük uyarı, araba kiraladığınız zaman imzaladığınız sözleşmede 600 euro altındaki zararları sizin karşıladığınızı beyan eden bir madde var. Yani kazara arabayı çizdiniz, çarptınız vs. Siz ödüyorsunuz. Biz bizzat yaşayarak edindik bu bilgiyi, çünkü sözleşmeye dikkat etmemiştik!
 Cunda Lines’daki çalışanlar bizi Mitilini’de Aris Bey’e yönlendirdiler. Aris Lazaris, Mitilene Tours’un sahibi sanırım. Eşi Fatoş Hanım türk. Aris Bey, Türkçe olarak size nerelere gitmeniz gerektiğini vs. anlatıyor. Bir problem olursa diye de telefonunu veriyor. Yanında da birkaç Türkçe broşür ve ada haritası.

Ada hakkında bilgi:
Büyük bir ada, kuzeyden güneye 2 saatten biraz fazla, doğudan batıya 3 saat kadar sürüyor. Adanın dört bir yanında güzel plajlar mevcut. Daha çok bakir bir kumsal ve yakınlarında tavernalar şeklinde. Denize giriyorsun, sonra tavernada kalamar ızgaranı yiyip keyif yapıyorsun, ya da tam tersi. Beach Club, lüks tesis pek bulunmuyor.
Mitilini: Liman şehri, birçok otel ve restoran bulunuyor ama merkez olduğu için çok ada karakteristiğine sahip değil. Mitilini’den kıyı boyunca kuzeye Thermi ve üstüne çıktığınızda, güzel kumsallar bulmak mümkün. Buralarda tesis az. 100 metrede bir duş başlığı var. Arabanızı park edip, güneşlenip, duş alıp yola devam etmek mümkün.
Thermi' ye giderken yol kenarındaki kilise

Kilise bahçesindeki masa
Plömari: Adanın güneyindeki kasaba. Burada adaya özgü Barbayanni uzolarının imalathanesi var. Fakat yolu çok virajlı, ormanlık ve Mitilini’den 50 dakika sürüyor.  Devamında ki Vatera’da uzun kumsallar var. Buraları Lodoslu havalarda çok dalgalı oluyor, tercih etmeyin.
Scala Polichnitou ve Nifida, adanın en büyük körfezinin başındaki Sal alanlar. Sakin bir su, denenebilir.
Adanın batısındaki Skala Eressou yüzmek ve yemek için ideal bir alan. Plajının biraz açığındaki ufak ada yüzmek için ideal bir hedef. Çevresini yüzerek dolanırsanız, enteresan kaya oluşumları göreceksiniz. Plajın hemen arkasındaki tavernalarda her çeşit deniz mahsülü bulunuyor.
Sigri de güzel bir yer. Buraya giden yol üzerinde Pertified Forest var. Bilet alıp gezilebilen bir açık hava müzesi, göreceğiniz şey, mülyonlarca yıl içinde gövdeleri taşlaşmış ağaçlar. Botanik meraklısı değilseniz, yaz orası sıcağında gezmenin gereksiz olduğu bir turistik yer.
Kuzeye çıktığımızda Petra güzel bir sahil. Plaja yemek, içki servisi de yapılıyor. Kumsal.

Adanın incisi tartışmasız Molyvos, Mythimna diye de adlandırılıyor. Dar sokakları, limandaki restoranları, taş evleri ile çok güzel bir yer. Ana sokağındaki Municipality Cafe’yi öneririm. Yaşlı amcaların devamlı oturduğu belediye kahvesinin uçurumun üstünde kalan balkonunda uzo ile güneşi batırmak mümkün. Kalabalık gittiğinizde hizmet eden tek adam yetişemiyor. Dolayısıyla arada mutfakta ekmek kesmeniz gerekebilir.
Molyvos'un ana sokağı
Buradaki bir çocuk mağazası da şaşırtıcı şekilde güzel oyuncak, kıyafet, oda aksesuarları satıyor. Mutlaka uğrayın. (municipality cafeden çıkınca sola doğru gidin, yol ikiye ayrılıyor. Aşağı doğru giden yolun sol tarafında kalıyor.)
Molyvos'ta sıcaktan bayılmış kedi
Yine kuzeydeki Skala Sikiminias ufak tavernalarıyla çok hoş. Burada Muria Tu Mirivili adlı tavernada de Istakozlu Makarna söyleyin. Gayet başarılı. Fiyatlar da makul. Biz iki kişi, domates salatası, kızarmış peynir, bir tam ızgara kalamar, fotoğraftaki ıstakozlu makarna, dondurma ve biraya toplamda 40 euro verdik ki, bu menünün yarısını yiyemedik. Rahatça 4 kişi doyardı.

Genelde yemekler çok lezzetli, porsiyonlar büyük. Bu nedenle ya kalabalık gidip paylaşarak çok çeşit söylemek gerek ya da yarım porsiyon ile çok şey tatmaya çalışmak mantıklı olabilir.
Ada halkı çok dost canlısı, Türklere çok iyi davranıyorlar, çoğunun ya bir akrabası Ayvalık ve civarında göçmüş, ya da aynı yörelerle ticaret yapmışlar. Girdiğimiz bir eczanenin sahibi oğluna Ayvalikos adını vermiş, dedesi çok seviyor oraları diye..
Konaklama:
Molyvos’ta küçük pansiyonlar:
Marina's house: 22530 71470 begin_of_the_skype_highlighting            22530 71470      end_of_the_skype_highlighting maili de: dimouks@yahoo.gr (deniz manzaralı)
Betty’s Rooms & Apartments: 22530 71 421 begin_of_the_skype_highlighting            22530 71 421      end_of_the_skype_highlighting
Maxh: 22530 72 036 begin_of_the_skype_highlighting            22530 72 036      end_of_the_skype_highlighting Mobile: 694 4102655




15 Haziran 2011 Çarşamba

Lüfer, hamsi, kalkan... kader anı 21 Haziran!

Lüfer, hamsi, kalkan... kader anı 21 Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

19 Şubat 2011 Cumartesi

İstanbul'da yemek...

Cumartesileri çalışmak ciddi olarak bünyeme zarar veriyor.  Tabi ki çalışılır gerek varsa ama her cumartesi çalışacağını bilmek karabasan gibi..

Her neyse.. Şu an işteyim ve tabi ki gezmeyi hayal ediyorum.. Dolayısıyla sizinle yeni keşfettiğim ufak bir kitabı paylaşmak istiyorum. Boyut Yayın Grubundan çıkan ufak bir kitapçık. Hem İngilizce hem Türkçe baskısı bulunmakta. İstanbul Arka Sokak Lezzetleri ya da İstanbul Eats Exploring the Culinary Backstreets Since 2009 Ansel Mullins ve Yigal Scleifer kitabın yazarları. Krokiler ile birlikte İstanbul'un köşesinde bucağında kalmış ama hala lezzetli ve mutlaka denenmesi gereken noktaları bulmuşlar. Hepsine ait birer fotoğraf da mevcut, pos bıyıklı yurdum insanı esnafların fotoğrafları.. Öyle turistik yerler değil bir kaçı haricinde..Kitapta hoş bir tavsiye de var, iyi esnaf lokantasını bulmak için..
Bir dükkana girin, orada vakit öldüren yaşlı amcalara öğlen nerede yediklerini sorun. Ama dikkatli olun onlar "sizin" nerede yemeniz gerektiğini söylemek isteyebilirler..Siz "onların" nerede yediğini öğrenin..
İngilizcesi özellikle yabancılara yemekleri anlatması açısından da yararlı..Arkasında da Türkçe - İngilizce yemek adları sözlüğü mevcut. Bu iki yazar aynı zamanda sıkı blogger, http://istanbuleats.com adlı bir siteleri var. Aklını yemekle bozmuş benim gibiler için keyifli bir site.. Bir göz atmanızı tavsiye ederim. Bu sitede de iki dilli.
İyi keşifler..